Şubat 18, 2011

Başlık belirtilmemiş... ; )

Zaman geçiyor,takvimler hızla ilerliyor,
Çocuklar büyüyor,Acılar da, tatlılar da geride kaliyor,ağlamalar,gülmeler,kahkahalar,
kırgınlıklar,kızgınlıklar...
Şimdi yazıyorum bak bunları, Burcucum yanımda,
bu anda akıp geçiyor...Uzak gibi görünen yakın bi zamanda yazdıklarımı okuduğumda çok yakın gibi gelen bu zamanı anımsadığımda,o dünyanın bi ucunda olacak,iki adımlık mesafemiz var bak şimdi...:(Kalksam sarılsam şimdi özleyeceğim günlerin yerine, ne zamana kadar onunda sonu yok yapışıp kalamazsın ki eninde sonunda yine ayrılacan...:/
Bütün sevdiklerimizle eninde sonunda ayrılacağız,dipdibe olsak bile ölüm  yok mu?
Annemin bi sözü var, "Allah ahiret ayrılığı vermesin..."(amin)
Ölüm olmasa da sevdiklerim dünyanın bi ucunda olsa derim bazen, öyle de olmaz işte.İnsan bu, hep yakın olmak istiyo... Yakınkende tepişmemek lazım tabi, sonra ayrılınca kendine kızmamak için..'sağol' deriz ya teşekkür yerine, en güzel dilek işte, farkına bile varmadığımız...
Hatırlıyorum daha dün gibi kukalı saklambaç oynarken konserve kutusunun
gözümün altına saplandığı günü (kan revan içinde , çok canım yandı tevekkeli...)
Babamın ölüm haberini aldığım anı,
Ablamın ölüm haberini aldığım anı,
(konserve kutusu canımı yaktımı demiştim???haha ,geri aldım)İçimi acıtan hiçbirşeyi unutmuyorum, hani oturuyo ya öyle insanın içine ondan mıdır?
Mutlu eden olayları ise  çok net hatırlıyamıyorum, insan sevinince uçuş uçuş oluyo ondan mı havada kalıyo bilmem...
Aslında hafızada dün gibi kalanlar can yakan anlar sonucu  çıkan bu 'öylesine yazış' ın teması da  ortaya  çıkmışken, sözlerime bir atasözüyle son vermek isterim; sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz...(çin atasözü)

1 yorum:

Bu Blogda Ara